Avokado Tarlalarında Yükselen Bir Kadının Hikayesi: Ayşe Mecek

İlkokulu bitirince eğitimine devam etmek istemedi. Bir taraftan ev ve bahçe işleriyle ilgileniyor, diğer taraftan da dikiş nakış kurslarına gidiyordu.

18 yaşına geldiğinde ise hayatının aşkını buldu. Evlenmek istedi ancak ailesi karşı çıkınca kaçarak evlendi. İkiz çocukları erken dünyaya gelen, büyük maddi sıkıntılar çeken Ayşe Mecek 2 dönüm bahçeye avokado ekerek işe başladı, bugün ise bu rakamı 50 dönüme çıkarmış durumda.

Avokado Tarlalarında Yükselen Bir Kadının Hikayesi: Ayşe Mecek

Ayşe Mecek, 1983 yılında Alanya’da dünyaya geldi. 2 kız 2 erkek olmak üzere 4 kardeşi olan Ayşe’nin annesi ev hanımı, babası kamyon şoförüydü. Bahçeli bir evde kardeşleriyle birlikte çok mutlu bir çocukluk geçiren Ayşe, ilkokulu bitirdikten sonra eğitimine devam etmek istemedi. Bunun nedeni ailesinin onu okula erken başlatmasıydı. Babasının ona “En azından ortaokulu oku” demesine rağmen Ayşe, bir türlü sevemediği okula gitmek istemiyordu. Bir taraftan ev ve bahçe işleriyle ilgileniyor, diğer taraftan da dikiş nakış kurslarına gidiyordu. Yıllar bu şekilde geçti ve Ayşe 18 yaşına geldi. Bu yaş onun için diğerlerinden farklıydı. Çünkü genç kızın kalbini çalan biri vardı. Ayşe Mecek, hayatının değişmeye başladığı o günlerden başlayarak sosyal medyada ses getiren hikâyesini ‘Sen Anlat’ için anlattı.

Sosyal medyada ‘Avokadocu Ayşe’ olarak tanınan Ayşe Mecek, hikâyesini anlatmaya şu sözlerle paylaştı.

“O dönem dedem ve babamın Alanya’da halleri vardı. Onların muhasebesine de bizimle aynı köyden olan Hüseyin bakıyordu. Meyve-sebze haline gittiğimde onu görüyordum. Her gördüğümde kalbim adeta yerinden çıkacakmış gibi çarpıyordu. Ben 18, Hüseyin 28 yaşındaydı ama yaş farkı aramızda hiç sorun olmadı. Birbirimizi çok seviyor ve evlenmek istiyorduk ancak ailelerimiz karşı çıktı. Bu durum da kaçarak evlenmemize neden oldu.”

Ayşe ve Hüseyin, birbirlerini çok sevdikleri için genç kadının ailesinden gizli bir şekilde evlenmişlerdi. Bu nedenle ne bir evleri ne de eşyaları vardı. Hüseyin bir taraftan maaşlı bir işte çalışıyor, diğer taraftan ise 2 dönümlük bahçeye avokado ekimi yapıyordu.

Bu Haber İlginizi Çekebilir  Kadın çiftçilerin ektiği laleler çiçek açtı

Bir süre Hüseyin’in ailesinin yanında kalan çift, evlendikten hemen sonra ikiz bebek sahibi olacaklarını öğrendi. Bu durum hayattaki en büyük mutluluktan biriydi ama o anda çifti ne yazık ki çok sevindirememişti. Çünkü maddi olarak çok iyi durumda değillerdi ve bebek sahibi olmaları hem de ikiz olarak doğacak olmaları onların biraz daha sıkıntı çekmelerine neden olacaktı.

Avokado Tarlalarında Yükselen Bir Kadının Hikayesi: Ayşe Mecek

İKİZLERİ PREMATÜRE DOĞUNCA DAHA DA ZOR OLDU

İkizlerin dünyaya erken gözlerini açması ve uzun bir süre hastanede kalmaları Mecek ailesini maddi olarak düşündüklerinden biraz daha fazla zorladı. Köyde yaşamanın avantajları vardı, sebze ve meyveleri topraktan geliyordu ama ev kiraları ile faturaları onlar için önemli bir gider kaynağıydı.

Özellikle de ikizlerin prematüre doğması onları tahmin ettiklerinden biraz daha fazla zor bir duruma sokmuştu. Doğumda takılanları satsalar da yine yetmiyordu, her yıl maddi olarak biraz daha geriye gidiyorlardı.  Çocukların ilaçlarının yanı sıra erken doğum olduğu için mamaları da çok pahalıydı. Hüseyin’in bir aylık maaşı onların bir aylık mamasıydı.

“İkizlerden hemen sonra üçüncü çocuğuma hamile kaldım. Erken doğan iki çocuğumun hemen ardından üçüncü çocuğumu dünyaya getirecek olmak beni hem korkuttu hem de üzdü. Ancak üçüncü çocuğumun doğmasıyla birlikte bir anda avokado bahçemizin verimi artmaya başladı. ‘Çocuğu olana Allah yardım ediyor’ demişlerdi. Bu durumu bire bir yaşadık. Evet çok zor günler yaşadık ama refaha da çıkıyorduk artık. Yavaş yavaş her şey kendiliğinden yoluna girdi. İkizlerimin biri kız biri erkekti. Üçüncü çocuğum da erkek olarak dünyaya geldi. Kızım ‘Benim neden kız kardeşim yok?’ diye üzülüyordu. Sonrasında iki çocuğum daha dünyaya geldi ve ikisi de kızdı.” Ayşe Mecek

Bu Haber İlginizi Çekebilir  Mevsimlik tarım işçilerinin zorlu yolculuğu başladı

‘EĞİTİMİME DEVAM ETMEDİĞİME ÜZÜLDÜM’

“Eşim benim en büyük şansım, iyi ki onunla evlenmişim” diyen Ayşe Mecek, “Eşim üniversite mezunu, ben ise ilkokul mezunuyum. İlk evlendiğimizde bu duruma çok üzülüyordum. Ona, “Niye benimle evlendin, üniversite mezunu biriyle evlenmedin?” diye sitem ediyordum. Böyle düşünmemin nedeni, onların arkadaş ortamlarındaki herkesin konuşacakları konuların farklı olmasıydı. Böyle olunca kendimi kötü hissediyordum.

Bu duruma içlendiğim için çocuklarıma baskı yaptım, “Okuyacaksınız” diye. Örneğin, liseden sonra büyük oğlum okumak istemediğini söyledi. Hemen karşı çıktım. “Ne olursa olsun sen o üniversiteyi okuyacaksın” dedim. Okumanın çok güzel olduğunu ancak okumayan ya da okuma imkânı olmayan insanların da kendini geliştirerek çok iyi yerlere gelebileceğini söyleyen Ayşe Mecek, şöyle devam etti:

“YKS’ye hazırlanan küçük oğluma bu konuda çok baskı yapmadım. Üniversiteyi bitirmenin onun için ne kadar faydalı olduğunun ve geleceğini olumlu etkileyeceğini anlattıktan sonra tercihi ona bıraktım. Bir çocuğun önceliği vatanına, milletine, annesine babasına iyi bir çocuk olarak yetişmesi. Okursa ne âlâ, okumazsa kendini geliştirip hayatta çok iyi yerlere gelmesi de benim açımdan çok büyük önem taşıyor.”

Avokado Tarlalarında Yükselen Bir Kadının Hikayesi: Ayşe Mecek

HAFTADA 5-10 BİN AVOKADO SATIYORUZ’

İlk üç çocuğuna manevi olarak çok iyi baktığını ancak maddi olarak çok yetemediğini, son iki çocuğuna ise maddi olarak çok iyi baktığını ancak manevi olarak yanlarında olmadığını düşündüğünü söyleyen Ayşe Mecek, Eşim biz evlenmeden 2 dönem avokado ekerek bu işe başlamış. Şu an 33 yıllık ağaçlarımız var. Biz evlendikten sonra da fidan yetiştirmeye başladık. Şu an 25 dönümü kendimizin olmak üzere toplamda 50 dönümlük avokado bahçesinin satışını yapıyoruz. Haftalık 5-10 bin arasındaki avokado satışlarımız yılda 250-300 bin buluyor diye konuştu.

Bu Haber İlginizi Çekebilir  Adıyaman'da arazi toplulaştırması köylüyü birbirine düşürdü

‘AVOKADOYU KİM SOSYAL MEDYADAN ALACAK?’

Mecek ailesinin hayatını değiştiren gelişme ise Ayşe Mecek’in yurt dışında üniversite okuyan yeğeninin ziyarete gelmesiyle değişti. Ayşe o günleri şöyle anlatıyor:

Yeğenim Tuba, ‘Teyze sana sosyal medyadan bir sayfa açalım, avokadolarını buradan sat’ dedi. Ben de avokadoyu kim sosyal medyadan alacak, normalde iç pazarda bile satılmıyor’ dedim. Ancak yeğenim avokadonun yurt dışında çok meşhur olduğunu, herkesin çok sevdiğini söyledi. Avokadoyu avucuna alıp bir fotoğraf çekti. Sonrasında birkaç sayfa takip etmeye başladı. O gün sürekli mesaj gelmeye başladı. Telefonu kullanmasını bile doğru dürüst bilmiyordum ama üçüncü gün gönderim yaptım.”

‘BU KADAR FAYDALI OLDUĞUNU BİLMİYORDUM’

İlk başta avokadonun faydalı bir meyve olduğunu bilmediğini söyleyen Mecek, meyvenin faydalarını öğrendikten sonra avokadoyu çok sık tükettiğini söyledi. Mecek, ona ve ailesine ekmek kapısı olan avokado için şunları söyledi:

Bebeklerin 6 aydan itibaren tüketebileceğini bilmiyordum. Ben yiyordum, istedikçe çocuklarıma da veriyordum. Onlar için uygun olup olmadığını bilmiyordum. Acaba dokunur mu dokunmaz mı bir bilgim yoktu. Biz avokadoyu inanılmaz çok tüketiyorduk. E vitamini içeren avokado cilde çok iyi geliyor. Kaymakla karıştırıldığında kuru ciltlere, yoğurtla karıştırıldığında yağlı ciltlere iyi geliyor. Doymamış yağ oranı çok yüksek olduğu için inanılmaz tok tutuyor. Yağ yakımını hızlandırdığı için özellikle diyet yapanlar çok kullanıyor. Bebeklerin zihinsel ve fiziksel gelişimine fayda sağlıyor. Özellikle hamile kadınların tüketmesi büyük önem taşıyor.”

Kaynak: Betül Topaklı / Milliyet.com.tr