Türkiye, Ukrayna savaşı nedeniyle oluşan tahıl krizine karşı arabuluculuk üstlenirken Türk bilim insanları da açlığa çare olacak ‘süper buğday’ın peşinde. Üniversiteler olumlu sonuçlar alıyor, yeni buğdaylar hem toprağı koruyor hem daha fazla besliyor. Yeni nesil buğdayları araştırdık.

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın ilk küresel etkisi tahıl üretiminde oldu. Dünyanın ihtiyacının önemli bir bölümünü üstlenen Ukrayna’nın limanları Ruslar tarafından kapatılınca tahıl arzı dibe vurdu. Türkiye’nin bu konudaki arabuluculuğu dünyayı önemli ölçüde rahatlattı ancak şiddetlenen savaş, tahıl üretimine büyük bir tehdit. Türkiye, tahılın yoksul ülkelere ulaştırılmasında etkili bir rol üstlenirken Türk bilim insanları da “süper buğday” olarak ifade edilen verimliliği ve besleyiciliği çok daha yüksek buğday tohumları geliştirme konusunda ciddi adımlar atıyor.

ANADOLU’DA DENENDİ, SONUÇ ALINDI

Bu alandaki son gelişme Sivas’ta yaşandı. Kuraklığa dirençli ve besleyiciliği yüksek buğday üretimi konusunda uzun zamandır çalışmalar yapan Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, geçen hafta 250 dekarlık deneme alanında ektiği kuraklık ve hastalıklara karşı dirençli 3.500 tür tohumun hasadını yaptı. Üniversite yetkililerinden yapılan açıklamalara göre sonuçlar olumlu. Uygun görülen tohumların sertifikasyon çalışmalarının başlayacağı belirtilirken, ürünlerin protein değerlerinin de yüksek olduğu ifade edildi.

Bu Haber İlginizi Çekebilir  Ege Üniversitesi'nden 26 Bilim İnsanı, Dünyanın En Etkili Araştırmacıları Arasında
NEREDEN ÇIKTI BU SÜPER BUĞDAY?

Süper buğday üretimi ile ilgili çalışmalar uzun bir süredir devam ediyor. Yaklaşık 10 yıl önce İngiliz Tarım Botaniği Enstitüsü, buğdayın çok eski bir atasıyla modern bir türü birleştirerek yeni bir tür ortaya çıkarıldığını açıklamıştı. Ortaya çıkan türün daha büyük ve güçlü olduğu belirtilerek bunun bir “süper buğday” olduğu ifade edilmişti. Ardından dünyanın pek çok yerinde bilim insanları süper buğday üzerinde çalışmak için kolları sıvadı.

GEN ALGILAMA TEKNOLOJİSİ

Süper buğday geliştirme çalışmalarının önünü ABD’nin gen algılama teknolojileri açtı. John Innes Center adlı kuruluş bitki genomlarında dirençli genleri saptayıp klonlamayı başardı. Keşfedilen bir direnç geninin, patojeni bitkiden uzak tutarak bir tür kilit işlevi gördüğü saptandı. Bu keşfin ardından buğday tohumlarının dirençli hale getirilmesi konusunda çalışmalar hız kazandı.

Bu Haber İlginizi Çekebilir  Türkiye'nin en çok tarım ithalatı yaptığı ülke belli oldu
ATA TOHUMLARI TOPRAĞA VERİLİYOR

Son dönemde “ata tohumu” olarak adlandırılan binlerce yıllık buğday tohumlarından pek çok yerde üretim yapılıyor. Üniversiteler ve tarım kuruluşları bu tohumların geliştirilmesinde önemli rol oynuyor. Örneğin geçtiğimiz ay Mersin’de 5 dönümlük araziye ekilen 10 yıllık buğday tohumları da ürün verdi. Kastamonu’da da geçmişi 10 bin yıl öncesine dayanan ve “Hitit Buğdayı” olarak tanınan buğdayın ekimi sonuç verdi. Elde edilen ürünler besin değerleri ve doğallığı açısından uzmanlardan tam not aldı.

KURAKLIĞA KARŞI ZAMANLI YARIŞ

Kuraklık her geçen gün ivme kazanırken bilimsel kuruluşlar da gıda güvenliğinin sürdürülmesi konusunda zamanla yarış halinde. Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) 2023-2027 döneminde kuraklığa dayanıklı tohum projeleri üzerinde çalışacak. Bu yıl içerisinde Araştırma Enstitüsü Müdürlüklerince kuraklığa uyumlu 30 ekmeklik buğday, 12 makarnalık buğday ve 19 arpa çeşidi geliştirildi. Kuraklık Test Merkezi’nde de bu yıl itibarıyla testlerden başarıyla geçerek tescil edilen tohum sayısı 19’un üzerine çıktı.

Bu Haber İlginizi Çekebilir  Balkon hobisinden milyon liralık ciroya

"Süper Buğday" Arayışı: Türk Bilim İnsanları Açlığa Çare Arıyor

BUĞDAYDA KERNZA DEVRİMİ

ABD’nin Kansas eyaletinde çalışmalarını sürdüren, The Land Institute’nin geliştirdiği Kernza adlı buğday da uluslararası alanda adından söz ettiriyor. Kernza tohumunun kökleri toprağın üç metre derinlerine kadar inebiliyor. Uzmanlara göre, tohumun özelliği sayesinde kökler toprağı dengeleyerek su tutulmasını sağlıyorUzmanlar Kernza ürünlerinin endüstriyel olarak kullanılması için çalışmaların devam ettiğini belirtirken tohum, dünyada açlığa çare olarak bile gösteriliyor.

Kaynak