Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun destekleri ile kurulan modern tesisler tarıma her yönüyle katkı sağlıyor. Muşlu genç çiftçinin hibe desteği ile köyüne kurduğu besi çiftliği, bölgede örnek tesis niteliğinde. Güneş panelleriyle kendi elektriğini de üreten, 100 büyükbaş hayvan kapasiteli çiftlikte bütün işler otomatik sistemlerle yapılıyor.

Muş’un Sungu Köyü’nde kurulan 100 büyükbaş hayvan kapasiteli bu tesis şehirde kırsal kalkınma destekleriyle yükselen modern işletmelerden sadece biri.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu destekleri, tüm Türkiye’de olduğu gibi Muş’ta da çok önemli yatırımların yapılmasına, köylerin kalkınmasına olanak sağlamaya devam ediyor.

Tesisin sahibi Murat Gürtürk, desteklerden nasıl haberdar olduğunu şöyle anlatıyor: “Daha önceden bizim süt işletmesi vardı. TKDK buraya geldiği zaman oradan bilgilendirme geldi. Tarım il müdürlüğü de bizi uyardı. Böyle bir desteğimiz var. Yapmayı düşünüyor musunuz diye. Biz de başvurduk. Onaylandı. Destek aldık. Çiftliği kurduk. Başvurudan sonra yapmaya başladık. Güzel işliyor. Mantıklı bir yatırım. Burası 100 baş besi çiftliği. Bunu TKDK hibesiyle yaptık. Daha önceden böyle bir destek olmadığı için çok zor durumlar çok zor şartların içindeydik. Şu anda 100 tane hayvanı 2 tane eleman yetiyor. Sistem hepsi otomatik. Avrupa standartlarına uygun.”

Genç girişimci Murat Gürtürk’ün köyüne kurduğu modern tesis köydeki diğer üreticilere de örnek oluyor.

“Bizim aile çekirdekten gelme hayvancı”

Besiciliğin aile mesleği olduğunu dile getiren Gürtürk, “Bizim aile çekirdekten gelme hayvancı. Hayvancılığı seviyoruz. Hayvana bir insan gibi değer veriyoruz. Hayvancılığı sevdiğimiz için de devamını getirmek istiyoruz. Güzel, profesyonel bir işletme olduğu zaman daha da işimizi seviyoruz.” dedi.

“Kazancını 1 yılda ikiye katlıyor”

Çiftlikte Muş’un iklim şartlarına uygun bir ırk yetiştiren ve pazar konusunda endişesi olmadığını vurgulayan Gürtürk, “Ben simental ırkı tercih ediyorum. Çünkü burası soğuk bir iklim. Muş’un soğuğuna dayanıklı bir ırk simental. Hem et anlamında verimli hem soğuğa dayanıklı olduğu için bunu tercih ediyoruz. Hayvana göre mesela 100 başta eğer 1 trilyon yatırım yaptıysanız 1 yıl içinde ikiye katlayabiliyorsunuz. Güzel bir kazancı var.” ifadelerini kullandı.

Avrupa standartlarında bir tesis

Her işin otomatik sistemlerle yapıldığı çiftlikte sadece iki işçi 100 hayvanın bakımımı yapabiliyor.

Modern bir tesiste yetiştiricilik yapmanın eskisine göre çok daha avantajlı olduğunu dile getiren Gürtürk, “Destekten önce şatlar çok zordu. Şimdi 100 baş hayvanın bakımını yapmaya iki eleman yetiyor. Her şey otomatik sistem. Avrupa standartlarına uygun. Burada kendi elektriğimizi de kendimiz üretiyoruz güneş panelinden. Zaten yatırımın yüzde 75’i TKDK tarafından karşılandı. Tesisteki her şey geri dönüşümlü. Gübresi bile tarlaya gidiyor. Tarıma büyük faydası var. Eskiden her hayvan başı bir tane insan bakıyordu. Şimdi 100 tane hayvana bir insan bakıyor. Eskiden hayvanların bakımı zordu. Şimdi sıyırıcısı var, suyu kendisi otomatik suluktan içiyor, yemleri otomatik geliyor. Her şey profesyonelce, Avrupa standartlarında makinelerle yapılıyor.” şeklinde konuştu.

Gürtürk, hastalıklarla mücadele ve hijyen konusunda da Muş İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde danışmanlık aldığının altını çizdi.

Büyükbaş hayvan çiftliğini kurma sürecinde bütün masrafları kırsak kalkınma desteği ile karşıladıklarını belirten Murat Gürtürk, hibe almaktaki en önemli şartın Avrupa standartlarında bir işletme kurmak olduğunu sözlerine ekledi. Tarımtv