Toprağımızı Kurtarın: Gökçeler ve Çamovalı Köylülerin Baraj ve Kil Ocağı İsyanı

Kemikler barajı için Gökçeler’den toprak alınacak olması; bu durumdan etkilenecek köylülerin tepkisine neden oldu.

Gökçeler ve Çamovalı köylüleri, oluşturulacak kil ocağı için geçim kaynakları olan arazilerinin kamulaştırma kapsamına alınmasına tepki göstererek, “bizi açlığa mahkûm edecekler,” diye konuşlular.

Konuyla ilgili olarak MUÇEP Milas sözcüsü Neşe Tuncer ve Muğla Barosundan Av. Barış Aydın; Gökçeler ilkokulunun bahçesindeki toplantıda köylüleri bilgilendirdiler, dava süreciyle ilgili bilgi verdiler.

BİLGİLENDİRME TOPLANTISINDAKİ KONUŞMALAR ŞU ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİ:

Neşe Tuncer(MUÇEP Milas Sözcüsü): Daha önce geldiğimizde Kemikler’de kurulacak olan Gökçeler sulama barajı, malzeme ocakları ve beton santralı projesiyle ilgili bilgi vermiştik. Bugün sizlere daha ayrıntılı bilgi vermek için geldik. Nerelerin nasıl etkileneceği ile ilgili resimler getirdik. Baraj inşaatı, hangi yerleşim yerini nasıl etkiliyor, tarım arazileri nasıl zarar görüyor onları anlatacağız size.  ÇED olumlu kararı idari bir işlem olduğu için, bunu durdurmak için sadece dava açma yöntemi var. Bu nedenle Muğla Barosundan Av. Barış Aydın bizimle beraber. Bu barajın su toplama alanı yaklaşık 1 Milyon 600 bin metrekare civarında. Sulama yapılacak alan 1300 Dekara yakın. Daha çok Ağaçlıhöyük köyünden Ekinanbarı’na doğru olan bir alan. Havalimanının tam karşı tarafı. Bu barajla ilgili olarak kaybedilecek olan alan yine yaklaşık 1200 Dekar civarında. Bunun yaklaşık 800-900 dekarı tarım arazisi ve orman alanı. Barajı yapmadan önce 15 cm toprağı sıyıracaklar ve tekrar kullanmak üzere sözde bunu saklayacaklar.

Toprağımızı Kurtarın: Gökçeler ve Çamovalı Köylülerin Baraj ve Kil Ocağı İsyanı

Neden buradayız?

Gökçeler köyünde, neden buradayız? Barajın adı Kemikler ve Gökçeler. Gökçeler köyünde bunun duyurusu yapılmadı. Halkın katılımı toplantısına davet edilmediler. Dolayısıyla oraya gidip fikirlerinizi söyleme imkânı bulamadınız. Ağaçlıhöyük ve Çamovalı köylüleri de bu projeden etkileniyor. Çamovalı köyünde de bu proje ve ÇED toplantı duyurusu yapılmadı. Ne zaman haberleri olacaktı; yüzlerce hafriyat kamyonu köylerinin içinden geçerken, her taraf toz toprak olduğunda olacaktı. O zaman da iş işten çoktan geçmiş olacaktı. Projenin geçen sene 9 Şubat’ta halkın katılımı toplantısı yapıldı. Bu projede istimlak edilecek alan yaklaşık 900 dekar. Kamulaştırma bedeli olarak 78 Milyon lira belirlenmiş. Bunun nasıl paylaştırılacağı belli değil.

Bu Haber İlginizi Çekebilir  Kirazın, balın ve tarımın mermer ocağıyla savaşı!

ÇED raporu yalan yanlış bilgilerle dolu

ÇED raporunun pek çok eksiklikleri var. Biz bunu gündeme getireceğiz. ÇED raporunda her şey açık ve net, şeffaf bir biçimde açıklanmıyor. Bazı gerçekler halktan gizleniyor. Yalan yanlış raporlarıyla bizim yaşam alanlarımızı yok etmelerini istemiyoruz. Dava dilekçemiz daha çok bu Çevre Etki Değerlendirme raporu denilen, yalanlarla dolu dokümanın; eksikliklerini, neyi anlatmadığını ortaya koymak olacak. Bizim çalışma şeklimiz bu şekilde.

471 Nolu kil ocağı

471 numaralı kil ocağı Ağaçlıhöyük köyü ile Çamovalı arasındadır. Bu köylerde de bunun duyurusunun yapılması gerekiyordu. Burada birçok zeytinlik var. Zeytin kanununa göre de buralara 3 km’den yakın noktada toz çıkartan bir faaliyet yapılamaz ya da tesis kurulamaz. Burada böyle bir faaliyette bulunulması zeytin kanuna tamamen aykırıdır. Çed raporunda gördükleri en büyük sorun kamulaştırma. Hep onu yazmışlar. Vatandaşla kamulaştırma konusunda karşı karşıya geliriz demişler. Burada 918 dekar tarım arazisi, 392 dekar orman arazisi, 270 dekar da hazine arazisi var. 1200 dekarı sulamak için 1200 dekar tarım arazisini yok edecek. 7-8 Şubat gibi dava açmayı düşünüyoruz. Köylüden bir an önce vekâletleri almamız gerekiyor.

Toprağımızı Kurtarın: Gökçeler ve Çamovalı Köylülerin Baraj ve Kil Ocağı İsyanı

ÇED İPTAL DAVASI AÇILACAK

Av. Barış Aydın: ÇED olumlu kararı onaylanmış. Temel kuralımız şu: ilana çıktığı andan itibaren 30 gün içinde davayı açmış olmak gerekiyor. İvedi yargılama usulüne tabi bir yargılama bu. Milas Belediyesinde 26 Aralık’ta 2023’de ilana çıkmış Süreyle ilgili çok ciddi bir sorunumuz yok ama bir an önce açmakta yarar var. Gelecek hafta açmakta yarar var. Deştin davasını açıp, yürütmüştüm. Orada şunu gözettik: o bölgede halkın geçim kaynağı topraktan, zeytinden vb. nasıl etkileniyorsa, proje alanına yakın zeytinliği olup tapu sahiplerinden davacılar seçtik. Köy muhtarlarını davacı olarak yazdık. Menteşe Kent Konseyini davacı olarak yazdık. Çevre derneğini davacı olarak yazdık. Arıcılık yapan ve arıcılık belgesi olanlardan örnekleyerek davacı yaptık.

Bu Haber İlginizi Çekebilir  İzmir’de ‘yenilenebilir enerji fuarı’ düzenlenmeli

Davacı sayısı çokluğunun önemi

Davacı sayısı iki açıdan önemli: Birincisi davacı sayısı ne kadar çoksa bu projenin o kadar tepki çektiğini gösterir. Üç-dört köyü ilgilendiren bir davada iki kişinin dava açması ayrı bir şey, her köyden 10’ar kişi olmak üzere 40 kişinin dava açması ayrı bir şey. Davacı sayısının fazla olmasında yarar görüyorum. Davacının sayınızın çok olması yargılama giderlerini arttırıyor. Deştin’de biz 10 kişiyle sınırladık davacı sayısını. Zeytinlik meselesi önemli. Çevre davalarında, mahkemelerin, bilirkişilerin ve biz avukatların da en dikkatli baktığımız noktalardan birisi de zeytinliktir. Zeytin, özel yasası olan bir bitki. Bu tür projelerden çok çabuk etkilenen bir bitki türü. Kil ocaklarının yakınlarında zeytinliği olan veya kil ocakları alanında zeytinliği olan varsa, özellikle onlar vekâlet verirse çok iyi olur.

Buradaki sıkıntı şu: bu bölgenin suyunu iki barajda topladılar ve iki termik santrale verdiler. Ben bu barajdan; ya Bodrum’a su verecekler ya da suyun bir kısmını termik santrallerin emrine sunabilirler diye düşünüyorum.

NE DEDİLER?

Necati Oruç(Çamovalı Muhtarı): Bu baraj yapımından en çok zarar görecek olan benim köylüler. Kil ocağının olacağı yerdeki arazilerin çoğu bizim köylülerin. Benim kendi arazim var orada. Kil ocağı açılacak yer, bizim çocukluğumuzdan beri karnımızın doyduğu, geçimimizi sağladığımız verimli tarım arazileri. Bizim tahıl ambarı olarak bildiğimiz bereketli toprakların olduğu yerdir o bölge. Biz burada gördük her şeyi; bahçeyi, sebzeyi, kavunu, karpuzu. Suluk mevki dediğiz o bölgede bizim arazilerimiz var. Zarar görecek alan 800 dönümü geçer. Bizim köylülerin geçim kaynağı olan bir yer. Kil ocağı olacak yerin yakınında zeytinliklerimiz var. Kil ocağı olacak yerde,  alınan toprak sonrasında dev kraterlerin oluşacağını tahmin ediyoruz. Baraj Kemikler’e yapılıyor ama zararını Gökçeler ovası ve halkı görecek.

Bu Haber İlginizi Çekebilir  Çevrenin korunmasına yönelik teklif yasalaştı

Hüseyin Pırnaz(Gökçeler Muhtarı): Kemikler barajının yapımı için ovamızdan alınacak toprak için kil ocaklarının oluşturulmasından dolayı köy olarak çok büyük zarar göreceğiz. Geniş bir alana yayılacak olan kil ocağı; bizim bağımıza, bahçemize, zeytinlerimize ve verimli tarım arazilerimizi elimizden alacak. Geçim kaynaklarımız yok edilecek. Baraj bizim toprağımızdan yapılacak ama sulamadan biz yararlanamıyoruz. 800 dönüm alandan toprak alınacak. Toprak alınacak o alan, bizim sulu tarım yaptığımız en verimli yerlerimiz. Bu topraklar elimizden giderse biz aç kalırız.

Halil Karaca (Çamovalı Köyü sakini): Bizim karnımızı doyuran bu topraklardır. Topraklarımız giderse, biz gıdamızı nereden alacağız? Biz bunlara karşıyız. Tarlalarımız gidiyor diye bu toplantıya geldik biz. Bizim çocuklarımız buradan besleniyor. Bahçemiz, zeytinimiz elimizden giderse, biz ne yaparız sonra? Toprağımız giderse, bizim halimiz ne olur? Barajdan Bodrum’a su verecekler ama bizim geçim kaynaklarımızı da yok ediyorlar. Bu adalet değil. Bir tarafı memnun ederken, diğer tarafı mağdur ediyor, açlığa mahkûm ediyorsunuz. Toprağı başka yerden alsınlar, gitsinler dağdan alsınlar barajda kullanacakları malzemelerini. Toprağımı hiç veresim yok. Benim burada 40 dönüm tarlam var. O gidecek komple. Yüreği yanan benim, bizim köylülerimiz.  86 yaşındayım. Doğduğumdan beri bu arazinin içinde çiftçilik yapıyorum. Bize hayat veren bu topraklardır. Anam beni bu toprakta doğurmuş, bu toprakta büyüdüm. Sonunda beni bu topraklarda ecelsiz öldürüyorlar gari.  Ölmeden mezara koyuyorlar beni.

Kemal Çobankara(Alaçam Köyü sakini): Benim burada 3 dönüm tarlam var. Benim arazi de zarar görecek. Buradaki köylülerin hepsi burada açılacak olan kil ocağından zarar görecek. Baraj yapımından dolayı topraklarımızın zarar görmesine karşıyız. Köylü mağdur edilmemeli.

Kaynak

Haber: Nevzat Çağlar Tüfekçi