E. Olcay IŞIN
Çevre Yüksek Mühendisi

Jeotermal enerji santrallerinin tarımsal alanları üzerine etkisi, Türkiye’de de jeotermal enerji santrallerine açılan davalarda ana iddia maddeleri arasında yer almaktadır. Bu kavram uzun süre incelenmesi ve gözlemlenmesi gereken bir kavramdır. “0” noktası ölçümleri ve çevrede bulunan başka etkenler, iklimsel olaylar ve iklim değişikliği ile birlikte irdelenmeli ölçülmeli ve sayısallaştırılmalıdır. Bu çalışmalar yapılmadığı sürece iddia ötesine maalesef geçilemeyecektir. Tarımsal bölgedeki gerçek sorunun kaynağının da tespit edilmesi mümkün olamayacaktır. Tabi ki bu olgu mühendislik standartlarına ve uygulamalarına hatasız eksiksiz uyularak yapılan tesisler için geçerlidir.

Projelerde yapılan hatalar ve/veya bilinçli yapılan eksikliklerin sonuçları sadece tarımsal alanlara değil birçok noktaya farklı şekilde zarar vermektedir. Bu zararlardan belki de en büyüğü, bu teknoloji ve bilimsel kavramlara olan güvenin hatalı uygulamalar sebebi ile zarar görmesidir.

Bu Haber İlginizi Çekebilir  Atmosferdeki sera gazı yoğunluğu rekor seviyede

İdari mercilerin görevi sadece izin vermek denetlemek değil, bu çalışmaların sonuçlarıyla doğru ile yanlışı ayırt etmek, doğru ile yanlışı aynı kulvarda değerlendirmek olmamalıdır. Bunu yapabilme kapasitesi de kurumlardan beklenen yegane kavramdır.

Akademinin ve meslek odaların ise bu teknolojilere bilimsel yöntemlerle yaklaşıp, çözüm ve politika üretmek sorumluluklarıdır. Bunun dışında bilim ve objektif olmayan gerçekler dışındaki tüm söylemler etik dışı yaklaşımlar olacaktır.

Uluslararası çalışmalara ve raporlara bakıldığında jeotermal enerji tesisleri vahşi yaşam ve bitki örtüsüne en düşük etki oluşturacak şekilde geliştirilmektedir, özellikle kömür santralleri ve diğer klasik enerji üretimi yapılan tesislerle kıyaslanacak olunursa. [1]

Bu Haber İlginizi Çekebilir  Endonezya’da 12 saatte 350 milyon ağaç dikildi

Jeotermal enerji santrallerinin majör çevresel etkileri gaz ve sıvı emisyonlardan kaynaklı olmaktadır. Bu emisyonlar önlem alınmadığın da ve alıcı ortama salınması durumunda olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Jeotermal enerji santrallerinin doğru uygulamalarda gaz ve sıvı emisyon kaynakları neredeyse “0” indirilmektedir. [2][3] Çeşitli çalışmalarla ilgili veriler aşağıda yer almaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

Referanslar:

[1] Avrupa Biriliği Delegasyonu 7. Çerçeve Kapsamında Yayınlanmış Geothermal Systems and Technologies Raporunda

[2]Türkiye’deki Jeotermal Enerji Santrallerinin Durumu

https://www.mmo.org.tr/sites/default/files/03_makale_turkiyedekijeotermal.pdf

[3] R. Wolfson, “The Geothermal Resource” in Energy, Environment, and Climate, 2nd ed.

[4] A.H. Kıvanç, U. Serpen, Jeotermal Santrallerin Karşılaştırılması, X. Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresi

[5] Energy Efficiency & Renewable Energy – Geothermal – electricity generation. (August 28, 2017).

Bu Haber İlginizi Çekebilir  Organik tarıma "üniversiteli solucan" desteği

[6] U.S. Department of Energy, geothermal.energy.gov.

[7] https://www.enerji.gov.tr/tr-tr/sayfalar/jeotermal

[8]  Adnan Menderes Üniversitesi Rektörlüğü  Jeotermal Enerji Araştırma Ve Uygulama Merkezi yayınları yayın no:1 2015

[9] İPCC – Special Report on Renewable Energy Sources and Climate Change Mitigation raporu

[10]Avrupa Biriliği Delegasyonu 7. Çerçeve Kapsamında Yayınlanmış Geothermal Systems and Technologies Raporunda

[11] P.Ungemach, N. Andritsos, Envıronmental Impactsand Mitigation chapter 10

[12] EPA, Climate Registry EIA 2013c

[13] GEA, Promoting Geothermal Energy: Air Emissions Comparison and Externality Analysis

[14] European Commission, 2013-2014, JRT Technical Reports An analysis of water consumption in Europe’s energy production sector.

[15] İzmir ÇMO,İzmir çevre durum raporu 2019

1 YORUM

Comments are closed.